Bademli Pisa Bisiklet Turu
Tarih : 18 Agustos 2007, Cumartesi


Gezi Fotografları

BT.  BT.  BT.  BT. 
BT.  BT.  BT.  BT. 
BT.  BT.  BT.  BT. 

Bademliye sık sık uğramaya başladım. Bademli kahveler, simit, peynir, çay. Buradakilerle tanış olmaya başladık; inşaat ustası, balıkçı, tesisatçı, bahçıvan.

Bugün niyetim Pisa koyuna kadar gitmek. Önce Bademli burnundaki Adatepe fenerine ulaşıyorum. Karşımda Kalem adası ve Garip adası görünüyor. Diğer yanımda Çandarlı yarım adasının en yüksek tepeleri yer alıyor. Denizden 4 km uzaklıkta 750 m rakımlı iki tepe görülüyor. O tepelere bir gün çıkmalı diye düşünüyorum. Fenerin batı tarafında burundaki kaylıkta birisi balık tutmaya çalışıyor. Biraz daha yan tarafta bir balıkçı teknesinde ağları topluyorlar.

Buradaki zeytinliklerin birinde bir levha gözüme çarpıyor. Merkezi Karabük'te olan bir kooperatif bu zeytinlikte sahil köyü yapmak üzere ruhsat almış bulunuyor. Bir an için Karabük'teki Demir Çelik Fabrikasından dolayı para kazanan Karabüklülerin birikimlerini bu şekilde değerlendirmek yerine, bir fabrika kurarak değerlendirseler diye düşünmeden edemiyorum.

Nerede arsa varsa hemen oraya bina dikmeyi düşünüyoruz. Şehir merkezlerinde binalardan nefes alacak yer kalmamış. Dikili ovasının büyük bir kısmı, verimli araziler, senede 15 gün kullanılan yazlıklarla doldurulmuş. Kıyılarda da doğal güzellikleri yok ediyoruz. Bademli koyu gibi bir sit alanında bu tür inşaat ruhsatı nasıl verilir? Bir millet para harcayarak güzel vatanı nasıl çirkinleştirebilir, hiç anlayamıyorum?

Pisa koyundan ege denizini seyrediyorum. Karşımda Güvercin kayalıkları görünüyor. Daha da ilerde Midilli adası görünüyor. Bir aile denize girmiş, birbirleri ile şakalaşıyorlar. Biraz ilerde martı sürüsü denizde toplanmış, dünya umurlarında değil. Hafif bir rüzgâr esiyor. Ben bu manzarayı ayakta durup bir süre seyrediyorum. Yanık bir müzik sesi geliyor; ne olur ıslak ıslak bakma öyle…

Bademli koyunda toprak yoldan geri dönüyorum. Sağ tarafım deniz, sol tarafımda zeytinlik var. Hafif bir rüzgâr esiyor ve tatlı bir serinlik veriyor. Kulaklarımda son parçanın sözleri yankılanıyor. Yine yanık bir parça; bazen aç bazen susuzluk razıysan gel benimle… O an yolun bitmesini hiç istemiyorum. Bu yolda hep böyle pedal çevirmeyi arzu ediyorum.

Ancak Bademli koyunda bu yol bitiyor. Bademliden geçerken bir çocuk bisikletin önünde bir başka çocuğu taşıyor. Bahçıvan, eşeği üzerinde, boş sepetlerle gidiyor. Ürünlerini yazlıkçılara satmış, hayatından memnun, bahçesine dönüyor.

Bugün, 40 km pedal çevirerek keyifli bir tur daha bu şekilde gerçekleştirmiş oldum.