Dikili Barışkent Bisiklet Turu
Tarih : 15 Agustos 2007, Çarşamba
Gezi Fotografları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bugün kendime bir hedef belirlemeden yola çıkıyorum. Bisiklet bugün beni nereye götürürse oraya gideceğim. Dikili'de karşılaştığım bir bisikletli ile sohbet ediyoruz. Bisikletin kullananların artığını konuşuyoruz ve daha da artmasını temenni ediyoruz. Dikili çıkışından Çandarlı istikametine sapıyorum. Biraz ilerleyince Barışkent toplu konutlarını görüyorum. O tarafa yöneliyorum.
Dikili Barışkent olarak adını duymakla beraber, nerden gidildiği ve ne tür bir yer olduğu hakkında daha önce hiçbir bilgim yoktu. Burası bir tepeye kurulmuş bir toplu konut alanı.
Apartmanlar tepenin altından başlıyor, yukarı doğru uzanıyor. Tepenin en altında konutlar başlamadan yön bilgi levhaları ile karşılaştım. Bu levhalarda 8 adet kooperatifin isimleri ve hangi yönden gidileceğini gösteren oklar mevcut. Yine en altlarda Barışkent sakinlerinden olduğunu öğrendiğim bir kişi ile karşılaşıyorum ve kendisi ile sohbet ediyorum. Dikili'ye gelenin bir daha ayrılamadığını, kendisinin de İstanbul'dan geldiğini, emekli olduğunu ve buraya yerleştiğini söylüyor. Konutundan, bölgeden ve havasından çok memnun olduğunu ifade ediyor. Burasının "şimdiki belediye başkanı Osman Özgüven'in eseri" olduğunu belirtiyor. Bu toplu konut sitelerini daha yakından tanımak için yukarı tırmanıyorum. Çok temiz havası olduğunu ve hava kirliliğinin buralara uğramadığını görüyorum. Park etmiş halde araçlar görüyorum, hareket halinde bir araca bulunduğum süre içinde rastlamadım. Burada gürültü açısından da bir kirliliğe rastlanmıyor.
En tepeye ulaştığımda Dikili'yi yukardan seyretme imkanı buldum. Daha gerilerde Dikili'nin arka mahalleleri görünüyordu. Daha uzakta Dikili ovası ve onlarında gerisinde sıra dağlar yer alıyordu. Arka taraftan inerek dikilinin en son evlerinin bulunduğu bir kenar mahallesini ulaşıyorum. Tek katlı evlerin bulunduğu dar sokaklardan geçiyorum. Buraların dar olması ve eğimli olması araçları buradan biraz uzak tutmuş. Birkaç sokaktan geçtikten sonra merdivenli bir sokaktan iniyorum. Bu sokağın merdivenli olması, buraya araç girememesi açısından bir şans olarak da değerlendirilebilir. Çünkü onun paralelindeki sokak o kadar şanslı değildi. Bir traktör tırmanarak çıkıp gözden kayboldu ve kenarda bir araç park etmiş duruyordu.
Dikili çarşısına ulaşınca, bir büfenin sahibinden, tavsiye edebileceği bir çorbacı olup olmadığını soruyorum. "Köylüm Çorba ve Yemek Salonunun" isminde iki bayan tarafından çalıştırılan bir lokantayı tavsiye ediyor. Oradan iki porsiyon nefis işkembe çorbasını iştahla içiyorum ( Telefonu: 6712713). Lokantanın bitişikteki berber dükkanında çalışan 8. sınıf öğrencisi İsmail'in bisiklete oldukça meraklı olduğu göze çarpıyor. Fotoğrafını çekiyorum. Birde ön tekerleri kaldırırken çekmemi rica ediyor.
25 km pedal çevirdiğim bugünkü bisiklet turumu da bu şekilde keyifle gerçekleştirmiş bulunuyorum.