İvriz Turu
Tarih : 1 Eylül 2007, Cumartesi


Gezi Fotografları

Ereğli Halkapınar Yolunda  Halkapınara yaklaşırken  Halkapınar İlçesi 
Delimahmutlu Çayı  Sinandı (Büyükdoğan) Köyü  Körlü Köyünde  Delimahmutlu Çayı 
İvriz Çayı  İvriz Kaya Anıtı  Elma Bahçesi  Erik Bahçesi  Kiraz Bahçesi 

Su, geçtiği yerlere daima hayat vermiş ve bu yüzden insanlar tarih boyunca suyun bulunduğu yerlere yerleşmişler. Hitit dönemine ait İvriz Kaya anıtında da Tuwana Kralı Varpalavas, Bereket Tanrısı Tarhundas'a vermiş olduğu ürünlerden dolayı dua ederken görülmektedir. Hititler zamanından beri yerleşim yeri olan Toros'ların eteklerindeki suyun kaynağında, yeşilin bol olduğu bereketli topraklarda pedal çevirmenin çok zevkli olacağını düşündük.

Sabah altıda iki bisikletli, Konya Ereğli'den Halkapınar İlçesine doğru yola çıktık. Her iki yanımızda meyve bahçelerinin yer aldığı, muhteşem manzaralı asfalt bir yolda ilerledikten sonra yavaş yavaş tepeler görünmeye başladı. 16 km sonra Toros Dağlarının eteklerinde yer alan, hayatımda gördüğüm en küçük ilçeye, Halkapınar'a ulaştık.

Halkapınar'ı turladıktan sonra, Toros'ların eteklerinden doğup gelen bir çay (Delimahmutlu Çayı) boyunca kıvrılarak yukarı çıkmakta olan bir yoldan devam ediyoruz. Dağa paralel olarak inen bu çayın her iki kenarında söğüt, kavak, çeşitli meyve ağaçları ve sebze bahçeleri, yeşil geniş bir şerit oluşturuyor. Çayın iki yanında yer alan köylerin hepsine genel olarak dereyüzü köyleri deniliyor.

Dereyüzü köylerinden Sinandı (Büyükdoğan), Kocayusuflu, Kösere köylerinden geçerek Körlü köyüne vardık. Körlü'den önceki köylerde bakkallar ve kahveler kapalı idi. Körlü köyündeki bakkalın açık olduğunu gördüğümüzde burada kahvaltı molası vermeye karar verdik. Eski muhtar olan bakkal, oldukça misafirperver davranıyor ve sohbet etmeyi çok seviyor, muhtarlık dönemini ve yaptığı hizmetleri anlatıyor. Körlü'de verilen uzun bir molanın sonunda dönüş zamanın geldiğine karar verdik. Bisikletlerimizi bakkala bırakıp dereye inip suyu gördükten sonra Halkapınar'a doğru dönüşe geçtik.

Toros Dağlarının eteklerinden gelen bu dere İvriz Barajında toplandıktan sonra Konya Ereğli ovasındaki tarlaları suluyor. İvriz Baraj gölünün bir ucu Halkapınar ilçe merkezinin kenarına kadar uzanıyor. Halkapınar'a ulaştıktan sonra bu baraj gölünün yukarısından geçmekte olan 2 km uzunluğundaki Halkapınar - İvriz yolunu takip ederek yeni adı Aydınkent olan İvriz Köyüne vardık. İvriz Barajını besleyen ikinci kaynak olan İvriz Çayı buradaki bir mağaradan doğmaktadır. Kralın, bereket tanrısına dua ederken görüldüğü İvriz Kaya anıtı işte bu kaynağın yakınında yer almaktadır. Anıt üzerindeki Hitit hiyogrolif yazısında: "Ben hakim ve kahraman Tuvana Kralı Varpalavas, sarayda bir prens iken bu asmaları diktim, Tarhundas onlara bereket be bolluk versin" denilmektedir.

İvriz köyünde et ve balık lokantaları göze çarpıyor. Geniş bir alanda kurulmuş olan bu lokantaların içinden sular geçmekte ve masalar büyük ağaçların altında serpiştirilmiş. Yetiştirdikleri sebze ve meyveleri gelen ziyaretçilere satan köylü kadınlar görülüyor. Burada satılan doğal ve lezzetli sebzelerin yanında yine burada satılan elma, taze ceviz ve taze fındık da cezp ediyor ziyaretçileri.

Hitit Kralının, Bereket Tanrısına M.Ö. VIII. Yüzyılda yaptığı dua etkisini günümüze kadar sürdürmüş ve topraklar gerçekten bereketten nasibini almış gibi görünüyor. İvriz'den Ereğli istikametine devam ettiğimiz yolun iki yanında yer alan meyve bahçelerinin güzelliği, insanı hayran bırakıyor. Buradaki kiraz, elma, erik ve ceviz bahçeleri gördüğüm en yeşil ve hayat fışkıran bahçelerdi.

60 km pedal çevirdiğimiz bu turumuza, çok şeyi sığdırdığımızı düşünüyorum.