Bergama- Madra Dağları Bisiklet Turu
11 Mart 2007 Cumartesi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Hafta sonu Madra Dağları'nın zirvelerinde, doğa ile baş başa, dere ve ormanların içinde 50 km pedal basarak unutamayacağımız bir tur yaptık.
Soma'dan bisikletlerimizi sehpaya yükleyip Bergama'da İbrahim Bey'le buluştuk. Saat 10'da eski garajdan başlayan turumuz önce Bergama'nın taş döşeli, dar, eski sokaklarında şehir turu şeklinde devam etti. Domuzalanı mahaline geldiğimizde tarihi yapılar daha dikkat çekiciydi. İbrahim Bey bazı tarihi taş yapıların Bergama Ticaret Odası, Öztüre gibi kuruluşlarca restore edilip turizme kazandırıldığını anlattı. Şimdi BTO tarafından restore edilen bir yapının Bergama'da ailece güzel bir ortamda yemek yenebilecek bir restorana dönüştüğünden bahsetti.
Kozak yoluna devam etimiz sırada sol tarafımızda Marda dağlarından antik çağ Bergama'sına su getiren eski su kemerlerini ve akropolü görebiliyorduk. Bu yolda yaklaşık 12 km gittikten asfalttan sağa saparak İncecikler Köyü'ne girdik. Köylüler ile yol konusunda yaptığımız kısa bir sohbetten sonra devam ettik.
İncecikler Köyü'nden Gökçeyurt Köyüne düzgün bir orman yolu ile bağlanıyor. İncecik'ten çıktıktan sonra biz bu yoldan ayrılarak sol tarafa zirve yoluna saparak devam ettik. Çok dik olmayan sürekli bir tırmanış şeklinde davam eden yolun tamamı orman içinde ve sağ tarafında küçük bir dere vardı.
Zaman zaman dere kenarında dinlenerek yukarıya doğru devam ettiğimizde öğle saati olduğunu ve acıktığımızı fark ettik. Orman içinde derenin kenarında oturup yanımızda getirdiğimiz öğle yemeğini yedik. Buradan sonra yol daha fazla dikleşti. Bisikletleri pedal çeviremediğimiz 2 km kadar biz taşıdık.
Bu zor tırmanış ile yukarıya çıktıkça manzara daha da güzelleşiyordu. Zirve diyebileceğimiz bu noktadan sonra inişe geçecektik. Yolda gördüğümüz çobanlara yolumuzu sorarak Gökçeyurt köyüne doğru devam ettiğimizde 20 km yolu bitirmiştik. Muhteşem bir orman içinde düzgün bir yoldan inerek devam ettik. Ara sıra çeşme başında durup yedek suyumuzu doldurup manzaranın tadını çıkarıyorduk. Orman içinde bir süre daha devam eden yol yaklaşık 5 km ileride yine zorlaştı. Gökçeyurt'ta yaklaştığımız bölgede bir süre daha bisikletlerimizi taşımak zorunda kaldık.
Yüksekçe bir yerden Köy görünüyordu. Köye gelmeden önce bir kez daha bir çeşme başında mola verdik. Köyün girişinde yaşlı köylü Ali Gökçe ile bir süre sohbet ettik. Evlerin arasındaki yollar taşlı-topraklı , düzensizdi. Köylü kadınlar sularını halen köy çeşmesinden alıyorlardı. Türkiye'nin en batısında halen evlerinde su akmayan bir köy manzarası ile karşılaşmak biraz üzücüydü.
30. km deki Gökçeyurt'tan sonra afsalt bir yol ile Bergama-İvrindi yoluna bağlanarak geri dönecektik. Turun sonlarına doğru yorgunluğumuzu daha da hissettik. Sık sık mola vermeye başlamıştık.Yaklaşık 50 km olan bu güzel güzergahı sonunda Bergama girişinde bir kahvehanede sıcak çay içerek tamamladık.
Urungu Erdal Özer, Hayati Karaman, Ahmet Dertsiz-Soma
H.İbrahim Toprak-Bergama Bisiklet Sevenler Derneği Temsilcisi